|
KANATLI
HAYVANLARIN BESLENMESİ
Sindirim;
yemlerin fiziksel ve kimyasal etkiler sonucunda yıkımlanarak emilmeye hazır
hale getirilmesi demektir.
Sindirimin temel ögeleri:
Partiküllerin küçültülmesi
gerekli yüzey genişliğini sağlar
Enzimler organik katalizör görevi yapar
Asitler (HCl) besin maddelerini temel gruplara ayırır.
Besin maddeleri ve bileşimleri;
Karbohidratlar
basit şekerlerden oluşur
Yağlar, yağ
asitleri ve gliserolden oluşur.
Proteinler amino
asitlerden oluşur.
Sindirim sistemi, organlar ve görevleri:
Gaga ve ağız
kısımları yemi alarak gırtlağa doğru iter, tükrük yemi ıslatır,
kayganlaştırır, enzimler nişastayı parçalamaya girişir.
Özofagus ağız
ve alt sindirim organları arasında geçişi sağlar. Kasılma ve salgı işlevleri
yoktur. Kursak, geçici yem deposudur, kursaktaki nötr pH mantar üremesine
yol açar.
Ön mide-bezli midede
salgılanan pepsinojen ve HCl ile gerçek sindirim başlar.
Taşlık, yemleri
daha küçük partiküllere ayırır. Oval, kaslı organın kalın –
boynuzumsu katmanı, hindilerde ceviz kıracak güçtedir. Karışık-iri
partiküller daha fazla öğütülmek için bekletilir, inceler geçer
gider.
İnce barsak
üç kısımdan oluşur:
Duodenum;
Pankreatik enzimler ve safra katılır.
Jejenum; Emilim önemli
oranda burada gerçekleşir.
Ileum; jejenumun
faaliyetini sürdürür.
Sekum; su emilir,
bakteriyel sindirim yapılır.
Kalın barsak; İnce
barsağı kloakaya bağlar, Suyu emer, besin maddelerini emmez
Kloaka; sindirim,
idrar ve üreme sistemlerinin buluştuğu kavşaktır, dışa anus vasıtasıyla
açılır.
İlave sindirim
organları;
Pankreas, tripsinojen,
kimotripsinojen, steapsin ve amilaz salgılanır.
Karaciğer; amilaz ve lipaz üretir, safra yağları emülsifiye eder asitliği
nötrleştirir kokuşmayı önler, toksinleri yokeder.
Yem geçişi; türe, yaşa, stresse, çevre, yem tipi, formu ve miktarına
bağlı olarak 2-8 saat sürer. Geçişi peristaltik dalgalar hızlandırır.
Enzim aktivitesi
Enzimler organik katalizörlerdir,
kimyasal reaksiyonları etkinleştirir, hızlandırır.
Enzimler sübstrat spesifiktir.
Enzimler kimyasal sübstratlar değildir.
Sindirim enzimleri inaktif pro-enzimler olarak hazırlanırlar
Organlar mukusla kaplı olduğu için korunur.
ENERJİ METABOLİZMASI
Beslenme yönünden termal ve
moleküler enerji türleri önem taşır. Enerji ifade edilirken;
Kalori: 1 gram suyun sıcaklığını
1°C artırmak için gereken enerjidir,
Kilokalori = 1000 kalori, Megakalori = 1.000.000 kalori,
Joule: 1 kalori = 4.185 Joule terimleri kullanılır.
Biyolojik maddelerin enerji değerlikleri
Oksijen Bomba Kalorimetre ile ölçülür
Kimyasal reaksiyonlar sonucu
ortaya çıkan enerji ekzotermik veya endotermik olabilir.
Termodinamiğin temel kuralları;
1. Enerjinin korunması:Kapalı
bir ortamda enerji, formuna bakılmaksızın sabit kalır. Enerji bir seri
reaksiyonla değişikliğe uğrar.
2. Enerji,yüksek enerjili ortamdan düşük enerjili ortama, karmaşıktan
basite doğru akma eğilimindedir. Bu yönelmenin tersine gerçekleşebilmesi
için ekstra enerji gereklidir.
Pekçok reaksiyonun vücutta
gerçekleşmesi imkansızdır. Ancak enzimler aktivasyon enerjisini düşürerek
bunu olası kılar. Hayvanlardaki aktivasyon enerjisi, yüksek enerjili fosfat
bileşiklerinden sağlanır (ATP).
Yemden gelen enerji 3 temel amaçla
kullanılır.
İş ve aktivite için
Vücut sıcaklığını ayarlamak için
Vücut doku veya ürünlerinin yapımında
Bunların dışında kalan enerji vücutta yağ şeklinde depo edilir
Yem Enerjisinin Değerlendirilebilirliği;
Bazı enerji kaynakları gerekli enzim sistemi bulunmadığından kanatlılar
tarafından değerlendirilemez (seluloz).
Enerjinin yönlendirilmesi:
Kanatlılar, pek çok hayvan türü gibi enerji gereksinimlerini doyuracak şekilde
yem tüketirler. Hayat boyunca gereksindikleri ve tükettikleri besin maddesi
miktarları biribirine çok yakın bulunmuştur. Fazlası ise vücut yağı
olarak birikmiştir.
Kullanım Etkinliğine göre
enerji kaynakları
Karbohidratlar
Yağlar
Proteinler
Kanatlıların ihtiyaç duyduğu
enerji; yaş, cüsse, aktivite düzeyi, metabolik düzey (verim),çevre koşulları,
yemin çeşidi (enerji ) düzeyi, stres koşulları (hastalık, parazit vb.)
faktörlere bağlı olarak değişir.
Yem Enerjisinin sınıflandırılması
Gross enerji; yemin toplam
enerjisi
Sindirilebilir enerji; GE – fekal enerji
Metabolik enerji; SE
– idrar enerjisi (kafes hayvanları için kullanılır)
Net Enerji; ME – sindirim enerjisi
Verim Enerjisi; NE – temel metabolizma enerjisi
Temel Enerji kaynakları
A. Karbohidratlar; Gereken
enerjinin %80 ini karşılar. Bazı organlar sadece COH enerjisiyle çalışır.
B. Yağlar; % 20
ihtiyacı karşılar. Fazla enerji, kaynağına bakılmaksızın vücut yağı
olarak depolanır.
C. Proteinler, amino
asit gereksinimi karşılandıktan sonra kalan kısımlarıyla enerji kaynağı
olarak kullanılırlar. Proteinlerin enerji kaynağı olarak kullanılması
zararlıdır, çünkü; pahalıdır, ısı üretir, azot zehirlenmesi riski
vardır.
KARBOHİDRAT METABOLİZMASI
A. Giriş
1. Doğadaki pek çok
maddeden oluşur (seluloz, şekerler, nişasta).
2. Bitkiler tarafından üretilir (fotosentez)
6 CO2 + 6 H2O + enerji ------> C6H12O6 + 6 O2
120 g. üretmek için 673 kalori gerekir
3. COH’lar bütün yaşayan dokularda vardır.
4. Bütün COH’lar metabolize edilmeden önce glukoza dönüştürülür.
5. COH’ların temel amacı enerji üretmek ve depolamaktır.
B. Hayvanlarda glukozun yönlendirilmesi
1. Bütün dokular COH’
ları enerji kazanmak için oksitleyebilir.
2. Hızlı enerji için glikojene dönüştürülür.
3. Beyin işlevleri için glukoz yegane enerjidir.
4. Gerekli vücut ksomponentleri oluşturmak için başka yapılarla birleşirler
(DNA)
5. Fazla COH’lar yağa dönüştürülerek depo edilir.
C. Karbohidratların yapısı
1. C:H:O den 1:2:1
oranlarda oluşur.
2. C’ların alkollerle bağı vardır (-OH) ve bir Carbonyl grup (-CO)
eklenmiştir.
3. Birçok COH, yüzük gibi yuvarlak konfigürasyondadır.
a. Furanose (5 üyeli).
b. Pyranose (6 üyeli).
4. Aldoses veya Ketoses olabilirler.
D Karbohydrate molekülü
tipleri.
1. Monosakkaridler en temel
COH’lar olup daha alt yapıları yoktur. glukoz & mannoz.
2. Disakkaridler--iki monosakkaridden yapılmıştır. sukroz & laktoz.
3. Tri-, Tetra-, Penta-, gibi. sakkaridler.
4. Oligosakkaridler; 1 - 8 monosakkarid molekülleridir.
5. Polisakkaridler birçok monosakkarid molekünden yapılmıştır. Nişasta,
seluloz.
E. Önemli COH molekülleri.
1. Sukroz—bilinen granül
şeker:
a. Disakkarid; glukoz + fruktoz.
b. Bitkisel (pancar, şeker kamışı, çınar).
c. Bütün tatlandırıcılarda bulunur.
2. Maltoz—mısır şekeri.
a. İki glukozdan oluşur.
b. Yaygın ticari tatlandırıcı.
c. Mısır nişastasından elde edilir.
d. Dextrinler aynı yolla elde edilir.
3. Laktoz—süt şekeri.
a. Disakkarid -- glucose + galactose.
b. Kurutulmuş yağsız sütten çıkarılır.
c. Çoğu hayvanda enzimi bulunmaz (laktaz).
4. Nişasta.
a. Glukoz moleküllerinin Polysakkarididir.
b. Sindirilebilir bağlarla bağlıdır.
c. Amylozlar (düz zincir) ve amylopektinlerden (dallı zincir) oluşur.
d. Her 24-30 birimde dallanır.
e. Dallanma noktalarında 1,3 ve 1,6 tipleri vardır.
f. Homomonosakkarid (tek çeşit monosakkarid) ve heterosakkrid (farklı
monosakkaridler) tipleri vardır.
5. Glikojen—hayvansal nişasta.
a. Nişastaya çok benzer ancak dallanma noktaları fazladır.
b. Yapısı daha sağlamdır, her 12 birimde dallanır.
c. Karaciğerde glukozdan üretilir.
d. Dokularda çabuk enerji kaynağı olarak depolanır, hızla değerlendirilir.
6. Selluloz—sindilemeyen ağaç posası veya lif.
a. Glukozdan oluşan polisakkaridlere benzer.
b. Paralel uzanan güçlü düz zincirlerden oluşur.
c. Çoğu türde bağlarını ayrıştıracak enzim bulunmaz, termit ve
bakterier ayrıştırabilir.
d. Ruminantlar, rumen bakterileri sayesinde ayrıştırır.
F. Karbohidrat Metabolizması
1. Karbohidratlar temel
enerji kaynaklarıdır. Pek çok şeker önce glukoza dönüştürülür,enerji
olarak kullanılır, glikojene çevrilir, kalanı yağ olarak depolanır.
2. Temel metabolik seyir;
a. Glukolitik yol (EMP pathway).
b. Kreb's cycle (TCA cycle).
3. Önemli metabolik ilişkiler.
a. AMP --> ADP --> ATP
b. Glucolizis X glikolizis
c. Glukogenesis X glicogenesis
4. Glukolitik yolun temel fazları:
a. Fosforilasyonla ön aktivasyon. Çeşitli yüksek enerji-fosfor bileşimleri,
varolan monosakkaridlere göre kullanılır.
b. Glikojen daha az enerjiye ihtiyaç duyar.
c. Her 6 karbonlu molekül, 2 tane 3 karbonluya dönüştürülür.
d. Yıkımlanma ile birlikte (oksidasyon) salınan enerji ATP’lerin yapısında
toplanır.
(NAD --> NADH2 and FAD --> FADH2)
e. Sonuçta ortaya çıkanlar:
Ethanol--anaerobik mikroorganizmalar.
Laktik Asit--anaerobik kaslar.
Pyruvik Asit--normal hayvansal dokular.
f. Glukolitik yol geriye dönebilir (glucogenesis) ancak bu durum pek çok dönüşümsüz
reaksiyon nedeniyle nadiren gerçekleşir.
5. Kreb's Cycle
a. Enerjinin çoğu bu şekilde serbest bırakılır.
b. Pyruvik asit, acetyl CoA’ ya dönüştürülür.
c. Acetyl CoA (2-C), malik asitle (4-C) birleşerek Sitrik asit (6-C) olşturur.
d. Hidrojen atomları ayrışarak ATP oluşturur ve enerji üretir. (NAD
& FAD)
e. C ve O2 molekülleri sitrattan ayrılarak CO2 oluştururlar.
f. Siklusun sonunda oluşan malik asit, başka bir Acetyl CoA ile birleşir.
g. Her siklus sonunda her bir Acetyl CoA molekülü; 12 ATP ve 2 CO2 ortaya
çıkarır.
h. Kreb's cycle, COH, yağ ve protein metabolizması için geneldir.
Piruvatların dekarboksilasyonu geri dönüşümsüz olduğundan, yağlar
glukoza dönüştürülemez.
6. Enerji Üretimi
|
Aşama |
Glukoz |
Glikojen |
|
Aktivasyon |
-2 |
-1 |
|
Glu-/Glycolysis Pathway |
4 |
4 |
|
TCA (Kreb's) Cycle |
24
(12 x 2) |
24 |
|
Toplam ATP üretimi/Molekül |
26 |
27 |
Ölçülebilen enerji türünden
enerji üretimi:
4.15 Kcal/g COH’lar
4.1 Kcal/g proteinler
9.4 Kcal/g yağlar
Yağlar, COH ve proteinlerin 2.25 katı daha fazla enerji değerine sahiptir.
LIPID
METABOLİZMASI
A. Lipidler, eter-benzen-hekzan
gibi organik çözücülerde çözünebilen organik maddelerdir.
B. Lipidleri:
1. Yağ asitleri; serbest
organik asit formunda
2. Yağlar; yağ asitlerinin gliserolle yaptığı mono-, di-, ve tri-
gliserid formları.
3.Balmumu (Waxes); Yağ asitlerininglisero haricinde alkollerle oluşturduğu
bileşikler
4. Fosfolipidler; Yağların fosfatlarla oluşturduğu bileşikler.
5. Çeşitli lipidler; Lipoproteinler, ksantofiller, yağda çözünen
vitaminler, vb. oluşturur.
C. Yağ asitleri:
1. Doymuş yağ asitleri:
a. Karbon, Hidrojen ve
Oksijenin, CnH2nO2 oranında birleşmesi.
b. Karbon atomlarının zircir bağlarının merkez karboksil (COOH)
haricinde ekstra Hidrojenle doldurulduğu zincirler.
c. Karbon zincir uzunlukları çift sayıda olmakla beraber, tek sayıda
olanları da vardır.
d. 2-34 C atomu taşıyan yağ asitleri olmakla beraber en tanınmış yağ
asiti Palmitik asittir (16 C).
2. Doymamış yağ asitleri.
a. Karbon zincirinde tek
veya çift bağ taşıyan yağ asitleri.
b. Linoleik Asit yegane esansiyel yağ asitidir. 9 ve 12. C pozisyonunda 2
tane karboksil grubu çift bağ vardır.
c. Linoleik asit diğer esansiyel yağ asitlerinin ön maddesidir.
3. Önemli yağ asitleri:
Asetik Asit (2 karbon)
CH3COOH
Palmitik Asit (16 karbon) C15H31COOH
Stearik Asit (18 karbon) C17H35COOH
Oleik Asit (18:1 karbon) C17H33COOH
Linoleik Asit (18:2 karbon) C17H31COOH
Linolenik Asit (18:3 karbon) C17H29COOH
D. Yağlar:
1. Yağların beslenme ve
besleme görevleri:
a. Enerji kaynağı.
b. Yağda çözünen vitaminlerin taşınması ve emilmesi.
c. Yemlerde tozlaşmayı önleyici olarak.
d. Yemlerin lezzetini ve hayvanlar tarafından tercih edilmesini artırıcı
olarak.
e. Yem üretimi sırasında yağlayıcı-kayganlaştırıcı olarak.
2. Yemlerde mono, di, ve trigliserid formda bulunurlar.
3. Katı ve sıvı yağlar
Katı yağlar yapılarında genellikle fazla miktarda uzun zincirli doymuş
yağ asitleri bulundururlar. Oda sıcaklığında katı formdadırlar.
Genellikle hayvansal yağlar bu gruptadır. (Balik yağı sıvı formdadır)
Sıvı yağlar oda sıcaklığında genellikle sıvı formdadır. Kısa
zincirli, az doymuş veya doymamış trigliseridler, serbest yağ asitleri
ve monogliseridler bulundururlar. Bitkisel yağlar çoğunlukla bu gruptadır.
(Hindistan cevizi ve palmiye yağı katı formdadır)
4. Yağların fizyolojik görevleri:
a. Vücudun enerji rezervleridir.
b. Aşırı sıcağa karşı yalıtım görevi yaparlar.
c. Hayati organları kaplar ve korurlar.
5. Basit gliseridlerin yapısını tek çeşit yağ asiti ve gliserol molekülü
oluşturur. Karmaşık gliseridler 2-3 değişik yağ asitinden oluşur.
6.Katı / Sıvı yağların enerji içerikleri:
|
Yağ / Oksijen oranı |
C:O = 8.5 : 1 |
|
|
H:O = 16.3 : 1 |
|
Glukoz / Oksijen oranı: |
C:O = 1 : 1 |
|
|
H:O = 2 : 1 |
Yağların enerji değerleri,
molekül ağırlıklarına oranla çok yüksektir. Yağları metabolize eden
oksijen atmosferik 02
dir. Yağların enerji verimi birim ağırlık için COH’ların 2.25 katıdır.
E. Gliseridlerin sindirim ve
emilimi:
1. Duodenal kanala gliserid
olarak girerler.
2. Safra ile karşılaşınca, yağlar, yüzey alanları artmış, emülsifiye
damlalara dönüşür.
3. Gliserollerin 1 ve 3. C a bağlanmış olan yağ asitleri hemen ayrışırlar.
4. Lipaz enzimi yağ asitlerinin her iki ucunu gliserol iskeletinden ayırır.
5. Damlacıktan ayrıştırılan yağ asiti ve monogliseritler safra ile
birleştirilerek misel formunda barsak duvarından emilir.
6. Damlacıkta kalan yağ asiti gliserol iskeletinden ayrıştırılmaya
devam edilir.
7. Barsaktan emilen kısımları, monogliseridler, yağ asitleri ve gliserol
oluşturur.
8. Kanda taşınma:
a. 12 C’ dan kısa
olan yağ asitleri kanda, emildikleri biçimde taşınırlar.
b. Monogliseridler ve uzun zincirli yağ asitleri ise;
Trigliseridlere yeniden esterlenerek.
Küçük yağ damlacıkları şeklinde birleştirilerek.
Damlacıklar fosfolipid, lipoprotein ve kolesterolle
kaplanarak.
Kaplanan damlacığa "şilomikron" adı verilir ve
kan yoluyla karaciğere taşınır.
Şilomikron oluşumu, ‘kolesterol tartışmasının’
merkezini oluşturur.
F. Yemlere katılan yağlar:
1. Ortamda enerji sağlayıcı
olarak diğer besin maddelerinin daha iyi değerlendirilmesini sağlarlar.
2. Esansiyel yağ asitlerini temin ederler.
3. Serbest yağ asitleri, COH’sız diyetlerin % 20’sini aşmamalıdır.
G. Katı / sıvı yağ acılaşması
(lipid moleküllerinin kimyasal bozulması)
1. Hidrolitik acılaşma
a. Yağların acılaşması olarak bilinir (fat hydrolysis).
b. Yağ asitleri, gliserol molekülünden ayrılır.
c. Genellikle mikroorganizmalar sebep olur.
2. Oksidatif acılaşma (Oxidative Rancidity):
a. Doymamış yağ moleküllerinde oluşur.
b. Çift bağ çevresindeki yapı, yağ asitleri ayrıştırıldıktan sonra
yeniden düzenlenir.
c. Sonuçta istenmeyen yan ürünlerle birlikte potansiyel enerjide kayıplar
ortaya çıkar.
3. Acılaşmaya yol açan faktörler:
a. Kötü depolama koşulları- ısı, nem, bakteri faaliyetleri.
b. Minerallerin ortamda fazla miktarda bulunması.
c. Antioksidan maddelerin kullanılması-vitaminler, BHT, BHA, ethoxyquin.
H. Yağ asitlerinin Beta
Oxidasyonu:
1. Yağ asitleri, 2-C (acetyl
CoA ) lu parçalara dönüştürülür.
2. ATP ---> AMP Koenzim A yağ asitine bağlanır.
3. 2 & 3 karbonlar arasındaki reaksiyonlar sonucu, CoA ve su’yun katılması
ile Asetil CoA ve H+(ATP oluşturacak olan) ortamdan uzaklaşır.
4. Her ayrışma sonucu 5 ATP üretilir. Krebs cycle’a katılan her bir
CoA ayrıca 12 ATP üretir.
Yağ asitlerinin beta oksidasyonu sonucu;
(Her bir yağ asiti X 5 ATP) – 2 ATP = üretilen ATP
Beta oksidasyon sonucu üretilen ATP’ ye Krebs Cycle sonucu üretilen ATP
( her 2 C halkası X 12 ATP) eklenerek tek yağ asitinden üretilen ATP sayısı
ortaya çıkar.
5. Beta oksidasyonun dönüşümü sonucu yağ asit oluşumu bazı istisnai
durumlar haricinde çoğunlukla mümkündür:
a. Farklı enzim sistemleri kullanıldığında
b. Her bağ için daha fazla enerji gerekir. (Her 2-c için 6 ATP).
PROTEINLER VE AMİNO
ASİTLER
A. Proteinler, amino asit
polimerleri taşıyan besin maddelerdir.
1. Proteios = birinci önem
sırası anlamındadır.
2. Bütün vücut hücrelerinde bulunurlar.
B. Protein içeren dokular ve vücut
bileşikleri:
1. Yumuşak ve yapısal
dokular (kas, deri, gaga, tüy, tırnaklar vs.).
2. Kan proteinleri (albumin, hemoglobin vs).
3. Enzimler (sindirim, hücresel).
4. Hormonlar (adrenalin, büyüme hormonu, testosterone, estrogen, vs).
5. Bağlanmış proteinler (glycoproteinler, lipoproteinler,
nucleoproteinler).
C. Proteinlerin yapısı ve kısımları
1. Amino asit zincirlerinin
peptid bağlarıyla birleşmesinden oluşur.
2. Polisakkaridlerle aşağıdaki durumlar haricinde analogturlar:
a. Amino asitler monosakaritlerin yerine geçer.
b. Amino asitlerin pek çok formu proteinlerde bulunur.
c. Proteinler bir tek bağ tipi kullanırlar.
d. Protein zincirleri branş oluşturmaz.
3. Proteinlerin moleküler ağırlıkları çok fazladır (milyonlar).
Zarlardan geçemez.
4. Çoğu suda çözünür. (tuz/pH konsantrasyonuna bağlı. Diğerleri
organik çözücülerde çözünür (bağlı proteinler).
5. Protein yapısındaki bozulmalar (denaturation) şu koşullarda hızlanır:
a. Isı değişimleri
b. Asitlik (pH)
c. Elektrolit konsantrasyonu (tuzluluk)
d. Kostik çözelti ve maddeler
6. Proteinlerin çeşitleri
a. Basit proteinler (amino
asitler)
b. Bağlanmış proteinler (amino asit + lipid veya COH’lar)
c. Değişmiş proteinler (Basit veya bağlanmış proteinlerin değişikliğe
uğraması sonucu)
D. Amino asitler
1. C,O,H,N ve S’ ten yapılırlar.
2. 22 amino asit bilinmektadir.
3. Bütün amino asitler alfa C’a bağlanmıştır:
a. Amino grup (NH2)
b. Karboksil veya asidik grup (COOH)
c. Hidrojen atom (H)
d. Farklı amino asitlerin kalıntıları (R, R', R'', vs.)
4. Amino asidler biribirlerine COOH grubu ve NH2 grupları arasında bağlar
teşkil ettirerek bağlanırlar.
E. Amino asitlerin değerlendirilebilirliği:
1. Esansiyel Amino Asitler;
10 AA civcivler için esansiyeldir (Arjinin*, Lizin*, Histidin, Löysin, İzolöysin,
Valin, Metiyonin*, Treonin, Triptofan, Fenilalanin).
2. Kısıtlı amino asitler; 3 AA, esansiyel amino asitlerden sentezlenir (Tirozin,
Sistin*, İdroksilizin).
3. Esansiyel olmayan amino asitler; basit bileşiklerden sentezlenir (Alanin,
Aspartik asit, Asparajin, Glutamik asit, Glutamin, Hidroksipirolin, Pirolin,
Glisin, Serin).
F. Protein yapısının 4
kategorisi:
1. Birincil yapı:
a. Proteinde mevcut olan amino asitlere,
b.Her bir AA’in protein içerisindeki miktarına,
c. AA’lerin sıralanış düzenine bağlıdır.
2. İkincil yapı; Peptid bağının halkalarının uzayda oluşturduğu (üç
boyut) şekle göre (düz, helezon, kırma, rasgele)
3. Üçüncül yapı; Halkaların zincirde oluşturduğu üç boyutlu yapı.
Disülfit bağlarıyla stabilite sağlanmaya çalışılır.
4. Dördüncül yapı; Protein kompleksi genellikle pek çok peptid
zincirinden oluşur.
G. Protein ve amino asitlerin
biyolojik değeri
1. Bütün hayvanların
herbir AA gereksinimi farklıdır.
2. Biyolojik değer, proteinlerin gerekli olan her bir AA’ i sağlamasıyla
ortaya çıkar.
3. Hayvansal kaynakların biyolojik değeri yüksektir.
4. AA’lerin biyolojik değeri, besin maddelerinin geniş bir menüden seçilmesi
gereğinin kısmi bir gerekçesidir.
H. Protein Metabolizması
1. Sindirim
a. Yemlerdeki proteinler HCl tarafından kısmen denature edilerek
enzimlerin peptid bağlarına ulaşması sağlanır.
b. Sindirim enzimleri başlıca 2 tiptir.
Zincirleri parçalayan
enzimler; trypsin, pepsin.
Ternal AA’leri ayrıştıran enzimler; karboksipeptidase
& aminopeptidase
c. Sadece AA’ler emilir.
2. Amino Asit Sentezi
a. Esansiyel olmayan AA’ ler ve kimi kısıtlı AA’ler hücrelerde
spesifik enzim sistemleri tarafından sentezlenir.
b. AA sentezleme reaksiyonu tipleri:
Aminasyon;
amino grupun karbon iskeletine doğrudan eklenmesi (bakterilerde
yaygın, hayvanlarda seyrek).
Transaminasyon; AA ten alınan amino grupun, başka bir AA
karbon iskeletine aktarılması (Methionine Hydroxy Analog).
3. Protein Sentezi
a. AA’ ler kan tarafından
vücuttaki bütün hücrelere taşınır.
b. Doku hücrelerinin endoplazmik retikulumunda gerekli proteinler
sentezlenir.
c. Sentez için mRNA, tRNA & DNA ya ihtiyaç vardır.
d. Sentez, gerekli olan bütün AA’ ler varsa gerçekleştirilir.
e. Ancak gerekli proteinler yapılır, artan AA’ler yağa dönüştürülerek
depo edilir.
4. Protein yıkımlanması
a. Kullanılmayan
proteinler hücrede sindirimie benzer bir tarzda yıkımlanır.
b. Amino asit ürünleri, tekrar kullanım için amino asit havuzuna gelir.
c. Gereksiz AA’ler (NH2) ürik asite indirgenerek karbon zincirine katılır
ve:
Glukoz
sentezinde,
Yağ asiti sentezinde,
Kreb's siklüsünde kullanılır.
d. AA yıkımlanmasının yönü
ve düzeyi, organizmanın metabolik düzeyine göre değişir.
e. Enerji verimi her bir AA’e ve glukolitik yol veya Krebs siklüsüne nerede
katıldığına bağlı olarak değişir.
I. Beslenme AA gereksinimleri
1. AA gereksinimlerinin ifade
edilmesi
a. Gram/gün.
b. Yemin yüzdesi.
c. Yem proteinin yüzdesi.
d. Gram AA / enerji.
2. Protein ve AA gereksinimleri
tüketilen yemin enerjisini telafi edecek şekilde sağlanmalıdır.
3. Esansiyel AA’ lerden kısıtlayıcı olanları 1. Metiyonin, 2. Lizin’
dir.
4. Cystine, arginine ve tryptophan miktarlarına rasyonda dikkat edilmelidir.
5. AA ve protein değerliği yem kötü koşullarda muhafaza edilmişse (yüksek
ısı, bakteriyel bulaşma) düşer
6. AA gereksinimi çeşitli nedenlerle değişebilir:
a. Kullanılan yem
maddeleri
b. Kanatlıların yaşı ve verim durumu
c. Kullanılan yem maddelerinin kalitesi
d. Yemin amino asit dengesi
e. AA lerin diğer besin maddeleriyle ilişkileri
f. Kanatlıların hasta veya stresli olması
g. Çevre koşulları
h. Genetik farklılıklar
VİTAMİNLER
A. Vitaminler enzimlerin
katalitik rolünü sağlayan yan bileşiklerdir (kofaktörler).
1. Vitamin = "vital
amine".
2. Vitaminlerin geleneksel tanımlaması:
a. Sadece kofaktör olarak kullanılır.
b. Çok az miktarlarda ihtiyaç duyulur.
c. Yapı taşı veya enerji kaynağı olarak kullanılmaz.
B. Vitaminlerin bulunabilirliği,
elde edilebilirliği
1. Pek çok gıdada doğal
olarak bulunur.
2. Konsantre katkılarda hepsi bulunurlar.
3. Tek bir yem maddesinde hepsi ve yeterli miktarda bulunmaz.
4. Çoğunun ön maddesi bitki ve mikroorganizmalarda vardır.
5. Vitaminler kanatlı yemlerine şu amaçlarla katılır:
a. Mikrobiyal sentez
minimumdur.
b. Kanatlıların vitamin gereksinimi fazladır.
c. Üretim uygulamaları ekstra strese yol açar.
d. Yem katkılarının
miktarı ihtiyaca cevap vermeyebilir.
C. Vitaminlerin sınıflandırılması.
1. Yağda çözünen vitaminler
(A, D3, E & K).
a. Lipid besin maddeleriyle
alınırlar.
b. Yağ dokuda daha iyi depolanırlar.
c. Vücutta iyi muhafaza edilirler.
2. Suda çözünen vitaminler
(bütün B-vit & C).
a. Suda çözünen besin
maddeleriyle alınırlar.
b. B12 haricinde vücutta depo edilemezler.
c. Belli bir miktardan fazlası vücuttan atılır.
d. Bu nedenle yemlerde sürekli
bulundurulmaları gerekir.
D. Vitamin ölçü birimleri.
1. International Units (IU)--vit
A & E.
2. International Chick Units (ICU)--vit D3.
3. Gram (g)--Choline.
4. Milligram (mg)--çoğu B-vitaminleri.
5. Microgram (ug)--vit B12.
E. Vitamin A
1. Pekçok yem maddesinde
b-caroten’le (pigment) birlikte bulunur.
2. Mukoza ve sinir membranların işlev ve yapımında görevlidir.
3. Yetmezliğinde gözler matlaşır, gece körlüğü, ataksi, zayıflık,
kuluçka veriminde düşüş görülür.
4. Mısır, balık yağı, yeşil bitkiler ve Vit A palmitat/asetat’ında
bulunur.
F. Vitamin D3
1. UV ışık sayesinde
kanatlılar sentezler
2. Kanatlılar D2 değil D3 kullanırlar.
3. Ca/P metabolizasyonu için gereklidir.
4. Yetmezliği raşitizm, ince yumurta kabuğu, büyümenin yavaşlaması,
zayıflık ve ataksiye yol açar.
5. Kaynaklar; balık yağı, D3 katkıları, UV ışığı (15 dakika/gün)
G. Vitamin E
1. Yemlerdeki ve vücuttaki
yağları koruyan doğal bir antioksidan maddedir.
2. Sinirsel ve membran faaliyetleri sağlar. Yetmezliği halinde:
a. Encephalomalacia--(vit E).
b. Exudative diathesis--(E ve Se).
c. Muscular distrofy--(E & sulfur AA’ler) ortaya çıkar.
3. Belirtiler; ataksi, boyun kaslarının kasılması, ödemler, büyümenin
yavaşlaması, kas dejenerasyonu, döllenme ve kuluçkadan çıkışta düşme.
4. Kaynaklar; bitkisel yağlar, öğütülmemiş tahıllar, a-tocopheril
katkıları.
H. Vitamin K
1. Kanın pıhtılaşmasını
sağlar (protrombin sentezi).
2. Yetmezliğinde aşırı kanama, yumurtada benekler, anemi, aşırı yara,
bere, çürükler ortaya çıkar.
3. Kaynakları; yonca unu, yağlı tohum küspeleri, çürümüş balık
unu, vit K katkıları (menadione Na bisulfite).
4. Yetmezliği; yağlı tohumların solvent ekstraksiyonu, yoncanın az
kullanılması, balık ununun iyi işlenmesi, vit K antagonistik ilaç
kullanımı halinde ortaya çıkar.
I. Thiamin (vitamin B1)
1. Sinirsel fonksiyonlar için
gereklidir.
2. Yetmezliği halinde, iştahsızlık, zayıflık, tüylerin kabarması,,
başın kasılması gibi belirtiler ortaya çıkar.
3. Thiamin, tahıl ve yağlı tohum küspeleri, thiamin HCl ‘de bulunur.
J. Riboflavin (vitamin B2)
1. Sinirsel fonlsiyonlar ve
ADP’ den ATP üretilmesinde görev alır. (FAD energy transfer).
2. Yetmezliği halinde ayak parmaklarının bükülmesi ve felci (Curly Toe
Disease), zayıflık, büyümenin yavaşlaması, döllenme ve kuluçkadan çıkışta
aksaklıklar ortaya çıkar.
3. Yapraklı yemler, mayalar, yağsız süt tozu, sentetik riboflavin.
K. Niacin (Nicotinic Acid)
1. Riboflavine benzer
enerji fonksiyonu (NAD) & mukoz membranların teşekkülü gibi görevleri
vardır.
2. Yetmezliği halinde taban ekleminde büyüme,iştahsızlık (anoreksi),
zayıf büyüme ve tüylenme, mukoz membranlarda yangı ortaya çıkar.
3. Triptofan yemlerde az ise, niacin gereksinimi artar.
4. Balık ve et ununda, tahıllarda ve sentetik niacinde vardır.
L. Pyridoxine (vitamin B6)
1. Sinirlerin oluşumu ve
faaliyetlerinde gereklidir.
2. Amino asitlerin değerlendirilmesinde gereklidir (trans-amination,
decarboxylation, desulfuration).
3. Yetmezliği anorexia, zayıf büyüme, titremeler, kasılmalar, yumurta
veriminde ve kuluçkadan çıkışta düşüşe yol açar.
4. Et unu, lifli yemler, tahıllar ve soya küspesinde bulunur.
M. Cyanocobalamin (Vitamin B12)
1. Hemoglobinin heme yapısını
oluşturur, ( O2 ve CO2 taşınması).
2. Yetmezliği, anemia, büyümenin yavaşlaması, performansın düşmesi,
ölümlerin artması, kuluçka veriminin düşmesine yol açar.
3. Yemezliği, yemlerden emilimini sağlayan kofaktörün (intrinsic factor)
yetmezliğisonucu ortaya çıkabilir (pernicious anemia).
4. Hayvansal ürünlerde bulunur, bitkisel kaynaklar çok az miktarda içerir.
Mikroorganizmalarca sentezlenir.
N. Pantothenic Asit
1. Epitel dokuların yapımında
ve korunmasında rol oynar.
2. Yavaş büyüme, ölüm artışı, dermatid, gözler ve ayaklarda
kabuklanmalar, düşük yumurta ve kuluçka verimi.
3. Coenzyme A’nın bir kısmını oluşturur (COH, yağ ve protein
metabolizması).
4. Lifli yemlerde, et ununda, mayada bulunur. Tahıl ve tohumlarda az
bulunur.
O. Folic Asit
1. Amino asit metabolismasında
tek karbonlu yapıların oluşturulmasında görev alır.
2. Yetmezliği halinde makrolitik anemi, büyüme ve tüylenmenin gecikmesi,
ayak problemleri (tendo kayması) ve kuluçka veriminde düşüş ortaya çıkar.
3. Mısır, soya, et ununda bol miktarda bulunur. Sulfa grubu ilaçlar
vitamini bağlayabilir.
P. Biotin
1. Karboksi (COOH) grupları
taşıyan ve metabolize eden enzimlerin yapısında yer alır.
2. Avidin gibi antagonistlerin kullanılması halinde eksikliği görülür.
3. Pantothenic asit yetmezliğine benzer semptomlar çıkar; ayak
problemleri, dermatid, zyıf kuluçka.
4. Pekçok yemde bulunur ancak bağlı formdadır. Kuluçka verimini artırmak
için damızlık diyetlerine katılmalıdır.
R. Choline
1. Üç temel görevi vardır:
a. Sinirler için
acetylcholine sentezi.
b. Kreatin fosfat sentezi (ATP’ benzer).
c. Eklemlerdeki sünger dokunun yapılması.
2. Yetişkinler
sentezleyebilir, civcivler sentezleyemez. Taban eklemin de perozisle
belirgin yetmezliği görülür.
3. Aynı zamanda lesitinin (emülsifiyer) bir kısmını teşkil eder. Bu
nedenle önceleri vitamin olarak kabul edilmemekte idi.
4. Soya unu, et unu ve sentetik kaynaklarda bulunur.
S. Vitamin C
1. Yeterince sentezlendiğinden
gerekli bir vitamin olarak görülmez.
2. Yıpranmış dokuların onarılmasında görev alır. Bağ dokuların
kollagen kısımlarının sentezinderol oynar.
3. Isı stresi nedeniyle ortaya çıkan kayıplara karşı Vit C etkin
bulunmuştur.
MİNERALLER
A. Mineraller, vücuttaki
inorganik kompleksleri oluşturur:
1. Vücut yapısını teşekkül
ettirirler. (iskelet).
2. Ozmotik basınç ve pH’yı düzenleyerek hücrelerin yapısını
muhafaza etmesini sağlarlar (homeostasis).
3. Enzim ve hormon fonksiyonlarını sağlarlar.
B. Minerallerin sınıflandırılması.
1. Makro
mineraller—optimum verim için gerekli olan mineraller
a. Kalsiyum
b. Fosfor
c. Sodyum
d. Klor
e. Çinko
f. Manganez
g. Selenyum
2. İz mineraller—Verimin sürmesi için az miktarda ilave edilir.
a. Potasyum
b. Magnezyum
c. Iodine
d. Demir
e. Bakır
f. Molibden
C. Minerallerin değerlendirilebilirliği
1. Mineraller eğer
yemlerde bağlı(Şelat ) formda ise yeterince değerlendirilemeyebilirler.
2. Değerlik ve görev yapabilme atomik yüke göre değişir.
a. Katyonlar--positif
(+)
b. Anyonlar--negatif (-)
D. (Ca+)
1. Ca’ un görevleri:
a. Kemikler ve yumurta kabuğunun ana yapısıdır.
b. Sinirsel fonksiyonların temel faktörüdür.
c. Kan pıhtılaşmasında önemli bir elementtir.
2. Ca’ un çoğu kemiklerde olup sürekli dönüşüm halindedir. Tavuklar
yumurta kabuğu oluşumu için günde 2-2.4 gram Ca’ ihtiyaç duyar.
3. Ca’ un emilimi P, Vit D3, partikül büyüklüğü ve Ca kompleksinin
yapısına göre değişir.
4. Yetmezlik belirtileri; raşitizm, yavaş büyüme, kanama süresinin
uzaması, aşırı duyarlık, tetani, kolay kırılan kemikler, ince yumurta
kabuğu.
5. Et-kemik unları, kireç taşı, midye kabuğu gibi kaynaklarda çok
bulunur.
E. Fosfor (P+)
1. P’un görevi Ca’a
benzer.
a. Kemik oluşumu
b. Hücresel sıvılarda pH düzenlenmesi
c. Enerji transferi (ATP).
d. Nükleik asitler ve koenzimlerin yapısına girer.
2. Emilimi Ca emilimiyle ilişkilidir.
a. Büyüyen kanatlıların diyetlerinde Ca:P oranı 2:1 olmalıdır.
b. İnorganik P doğrudan değerlendirilir.
c. Ca veya D^ün yetersizliği P emilimini etkiler.
3. Yetmezlik belirtileri; raşitizm, yavaş büyüme, anoreksi, genel
zafiyet.
4. Sadece inorganik kaynaklar değerlendirilir, Fitinlerin değerlendirilmesi
zayıftır.
F. Sodyum (Na+) ve Klor (Cl-)
1. Her iki mineral de hücre
membranları arasında osmotik ve asidik dengenin sağlanmasında görevlidir.
2. Sodum ekstraseluler, klor intrasellulerdir.
3. Dehidrasyon, irritasyon, tetani, zayıf büyüme, kanibalizmin artması,
yüksek ölümler yetmezlik semptomlarıdır.
4. Sofra tuzu en iyi kaynak olup, diyetlere % .3-.5 oranda katılır.
G. Çinko (Zn++)
1. Büyüme, kemik yapımı,
dokuların onarılması için gereklidir.
2. Yetersiz tüketiliyorsa; uzun kemiklerin kütleşmesi, iştah azalması,
deri lezyonları, tüylenmenin bozulması.
3. Çinko oksit (ZnO) şeklinde 115g/ton yemlere katılır.
4. Fazla miktarda çinko, yumurta tavuklarında tüy dökmeye yol açar.
H. Manganez (Mn++)
1. Kartilöz doku yapımı
ve enerji metabolizması enzimlerinin yapılmasında gereklidir.
2. Perozise benzer topallıklar, yürüme problemleri, yumurta kabuk yapısının
bozulması ve verimin düşmesi, kuluçka veriminin düşmesi.
3. Yemlere MnSO4 at .100-.150 g/ton ilave edilir.
I. Selenyum (SeO-)
1. Vit E ile birlikte
antioksidan etki yapar ve pankreasın sağlıklı kalmasını devam ettirir.
2. Yetmezliği büyümenin
durması ve eksudatif diyatez’ e yol açar.
3. Yemlerin Se içerikleri bilinemez, bu nedenle sodyum selenit olarak .1-.2
ppm dozda yeme katılır.
J. İz Mineraller
1. Potasyum (K+) hücre
ozmotik basıncı ve kas fonksiyonları (rahatlama) için gereklidir.
2. Magnezyum (Mg++) ATP yapan enzimleri oluşturur. Dolomitik kireç taşından
elde edilirse fazlası toksik olabilir.
3. Demir (Fe++) hemoglobin ve ATP yapan enzimlerin yapısında yer alır.
Yemlere. 40-50 ppm katılması yeterli olur.
4. Bakır (Cu++) demire benzer nedenlerle gereklidir. CuSO4 (bakır sülfat)
yemlere küf önleyici olarak ta katılır.
5. Iyot (I) kalsiyum ve karbohidrat metabolizması için tiroid fonksiyonlarını
düzenler.
6. Molybdenum (MoO-) NAD enzimleri & enerji (ATP) metabolizması için
gereklidir. Hemen bütün yemler yeterli Mo içerir.
SU
1. Su:
a. Besin maddesi ve atıkların
taşınması,
b. Vücut ısısının regülasyonu,
c. Ozmotik (iyonik balance) kontrolu için gereklidir.
2. Tüketilen yem miktarının
1.5-2 katı su tüketilir.
3. Yüksek ısıda su tüketimi artar. Yumurtlayan tavukların da su ihtiyacı
fazladır.
YEM MADDELERİ
A. Yem maddelerinin seçimi:
1. Besin maddelerinin
maliyeti
2. Fiziksel ve kimyasal değerlilik
3. Besinsel karakter ve kısıtlamalar
B. Yem maddelerinin çeşitleri
1. Tahıllar
2. Protein kaynakları (bitkisel / hayvansal)
3. Değirmencilik yan ürünleri
4. Mineraller
5. Çeşitli yem maddeleri
6. Mikro içerikler / katkılar
C Tahıllar
1. Sarı mısır
a. Yüksek enerji taşır,
pigmentasyonu yüksektir, hayvanlar severek tüketir
b. Lizin, metionin miktarı düşüktür, küflenme ve mikotoksin oluşumuna
predispozedir.
c. Rutubet oranı % 14 den düşük olmalıdır.
2. Sorgum (Milo)
a. Yeterince temin
edilebilirse mısırdan sonra kanatlılar için en değerli tahıldır.
b. Mısırın % 88 i değerdedir.
c. Ucuz oluşu en önemli avantajıdır.
d. Metionin ve lizin azdır, protein düzeyi değişkendir, pigmentasyonu
zayıftır, kesim sırasında karkasa bulaşabilir.
3. Buğday
a. AA profili daha iyidir,
çok iyi peletleme özelliğindedir. Ekonomiktir, mısırın % 95 i
karakterdedir.
b. Protein düzeyi ve lezzeti değişkendir, problemi değişebilir.
4. Yulafın selülozu yüksek,
enerjisi düşük ve pahalıdır, palaz ve damızlık yemlerine katılabilir.
5. Arpa, mısıra oranla enerjisi düşük ve pahalıdır.
6. Çavdar ve tritikeyl düşük enerjili, besin değeri kanatlılar için düşük
tahıllardır. % 25 ten fazla çavdar kullanılması, kanatlılarda verim düşüklüğü
ve yapışkan gübre yapar.
D. Protein kaynakları
1. Soya unları % 44-48 protein
içerir.
a. Kanatlılar için en
uygun protein kaynağıdır.
b. Tüm AA leri fazlasıyla içerir.
c. Üretim teknolojilerinin benzerliği nedeniyle daha uniformdur.
d. Proteaz inhibitörlerinden ,urease, lipoxidase, hormon faktörleri ve
allergenik faktörlerin yokedilebilmesi için ısı ile muamele gereklidir.
.
2. Mısır gluten unu ve yemi
a. Nişasta/yağ alındıktan
sonra kalan kısım.
b. Usually deficient in lizin, arginine & tryptophan yönünden
yetersizdir.
c. Un % 60, yem % 41 protein içerir.
d. Çok iyi pigment kaynaklarıdır.
3. Fıstık küspesi
a.Yüksek oranda tannik
asit ve mikotoksin içerdiğinden kanatlılarda fazla kullanılmaz.
b. Yağ alındıktan sonra küspe ısı ile muamele edilir.
c.Bütün legüminöz taneler
toksik/enzimatik faktörlerinin yıkımlanması için ısı ile muamele
edilmelidir.
4. Pamuk tohumu küspesi
a. İçerdiği gossipol ve
siklopropan halkalı yağlar yüzünden kanatlılarda pek kullanılmaz.
b. Gossipol civcivlerde büyümeyi yavaşlatır, yumurta sarısının
rengini bozar.
c. Siklopropan halkalı yağlar yumurta akını pembeleştirir.
5. Kanola-kolza (Rapeseed) küspesi,
içerdiği tannin ve glikozidler (erusik asit) nedeniyle kanatlı diyetlerinde
kullanımı kısıtlıdır. % 15 ten daha az düzeylerde kullanılabilir.
6. Et unları
a. Tam olarak işlenmeli,
antioksidanlar katılmalıdır. Esansiyel amino asitler yönünden çok
zengindir. Çeşitleri:
Etli kısımlar,
et – kemik unu
Kanatlı unları; baş-ayak vs, tüy unu
Kan unu
Balık unları (menhaden, anchovy, herring, vs)
Kurutulmuş süt ürünleri
b. Et unları
Protein yönünden
en zengin kaynaklardır.
Yüksek oranda protein, üstün AA profili vardır. Methionine
and cystine yönünden baliık unundan fakirdir. Protein oranları % 60
ın üzerindedir.
Mineraller, özellikle fosfor yönünden çok zengindirler.
% 10-15 ten daha az kullanılırlar.
c. Kanatlı unları
Kanatlı baş-ayak-sindirim
organları-tüy ve kan (Poultry offal meal) pişirilerek elde edilir.
Kanatlı yan ürün unu, offal meal gibi ancak tüyler yoktur,
yağı alınmıştır.
Hidrolize tüy unu, pişirilip, AA’ lerin değerlendirilebilmesi
için ön sindirime uğratılmıştır. AA profilleri diğer hayvansal
ürünlere oranla zayıftır.
d. Kan unları
Sıvılar için
hazırlanmış olan özel yöntemlerle elde edilmelidir.
Yüksek oranda protein (%80) içermesine karşın lizin yönünden
diğer hayvansal ürünlere oranla zayıftır.
e. Balık unları
Kanatlı
diyetleri için en popüler hayvansal kaynaktır.
Besin değeri elde ediliş ve depolama yöntemine göre değişir..
Gizzard erosion faktörü (gizzerosine) en önemli sorundur. (Lizin ve
histidin balık ununun ısıtılması sırasında reaksiyona girer ve
oluşan gizerozin taşlıkta erozyonlara yol açar (Black vomit).
Performans düşer, ölümler ortaya çıkar.)
% 60’ ın üzerinde kaliteli protein ve çok iyi amino asit
profili ve değerliğine sahiptir
Tadı ve kokusunun ürünlere geçmesi sebebiyle % 10 dan az
kullanılır.
f. Kurutulmuş süt ürünleri
Peynir yapımı
sırasında geride kalan yan ürünlerdir
Pahalı olmaları nedeniyle kanatlı yemlerinde pek kullanılmaz.
Tanımlanamayan Büyüme Faktörleri (Unidentified Growth
Factors (UGFs)) içermelerinin yanısıra iyi bir amino asit prfili vardır.
E. Değirmencilik yan ürünleri
1. Mısır gluten yem ve
unu (Bkz, yukarıda D-2 )
2. Mısır ve buğday elek altları, döküntüleri;
a. Tahıllar taşınırken
veya elenirken ayrılırlar.
b. Ait oldukları tahılın özelliklerini taşırlar.
c. Zehirli yabancı ot ilaçları ve mikotoksinler için potansiyel oluştururlar.
3. Buğday kepeği proteince buğdaydan
yüksek, enerji yönünden düşüktür.
F. Mineraller
1. Ca kaynakları kireç taşı,
deniz kabukluları
2. P; Dikalsiyum &
Defluorinated
3. Tuz
4. İz mineraller--ZnSO4, ZnO, MnSO4, NaSeO3, FeSO4, CuSO4
G. Çeşitli yem maddeleri
1. Katı/Sıvı yağlar
a. Yoğun enerji kaynağı
olarak yemlere katılır.
b. Hayvansal, bitkisel, karışık yağlar, soapstock, rafine lokanta
artığı yağlardır.
c. Antioxidantlar (preservatifler), acılaşmayı önlemek için mutlaka
katılmalıdır.
d. Nem, zararlı yağlar (unsaponifiables) ve çözünmeyen madeler yönünden
ölçümler yapılmalıdır.
2. Yonca ürünleri
3. Melas
4. Bira-şarap vb endüstri yan
ürünleri
5. Mayalar
H. Mikro Yem maddeleri
1. Vitamin Premiksleri
2. İlaçlar (antibiyotikler, koksidiyostatlar)
3. Yem koruyucu maddeler (antioksidanlar, küf önleyiciler)
4. Pigmentler
5. Lezzet katıcı maddeler, pelelemeyi kolaylaştırıcı maddeler
GIDA OLMAYAN YEM
KATKI MADDELERİ
I. Katkı maddeleri:
1. Pellet bağlayıcılar
2. İlaç ve antibiyotikler
3. Küf önleyiciler
4. Antiparaziter bileşikler
5. Potansiyel artırıcı kimyasallar
6. Antioksidanlar
7. Pigmentasyon ajanları
J. Pelet bağlayıcılar
1. Kanatlı yemlerine pelet bağlayıcı
katılması çok yaygın değildir.
2. Bağlayıcılar genellikle peletleri yumuşatmak için katılmaktadır.
3. Bağlayıcı maddeler:
a. Bentonit—yumuşak peletlere katılan kil benzeri madde.
b. Lignin—ağaç talaşından elde edilir
c. Guar unu—Asya’da yetişen peletleri sertleştirici bir tür tahıl.
d. Tahılların pek çoğunun bağlayıcı özellikleri vardır.
K. İlaç ve antibiyotikler
1. İlaçlar genellikle saf
kimyasal sentez sonucu elde edilirken, antibiyotikler çeşitli mikroorganizma
faaliyetleri sonucu sentezlenip rafine edildikten sonra yemlere katılabilir.
2. Kanatlı yemlerine ilaçlar genel olarak hastalıklara karşı değil,
spesifik amaçlarla katılır. Emilim şekline göre:
a. Emilmeyenler; sindirim sistemine koruyucu olarak uygulananlar (Basitrasin)
b. Sistemikler (emilebilenler) bütün vücuda yayılırlar (Neomycin). are used
as treatment throughout the body
3. Vücutta yıkımlanma sürelerinin iyi bilinmesi ve izlenmesi gereklidir.
Emilen ilaçlar daha uzun sürede vücuttan atılır.
4. Çoğu ilaç ve antibiyotik, düşük dozlarda büyüme artırıcı ajanlar
olarak ta işlev yaparlar.
L. Küf önleyiciler:
1. Yemlerde mikotoksin oluştuktan
sonra telafisi miümkün olmadığından koruyucu amaçla katılırlar.
2. Mikotoksinlerin en büyük etkisi, ölümlerden ziyade performans düşüklüğüne
yol açmalarıdır.
3. Küf ve mantarlar kanatlıları ve yemleri:
a. Yem maddelerinin hasat edilmesinden önce.
b. Depolama sırasında koşullar kötü ise.
c. Yemler yapıldıktan sonra, tüketimden hemen önce.
d. Sindirim, solunum kanallarına doğrudan bulaşarak etkiler.
4. En iyi önlem, ortamı denetim altına alarak küf üremesini önlemektir,
çünkü küf sporları her yerde fazlasıyla bulunur.
5. Küf üremesi sonucu ortaya çıkan yan ürünler mikotoksinleri oluşturur.
Koruyucu olarak katılabilecek kimyasal maddeler:
a. Propionik asit
b. Bakır sülfat
c. Gentian violet (FDA’ca yasaklanmış).
6. İnfeksiyon, yemlere nistatin veya bakır sülfat katılarak tedavi
edilebilir.
M. Parasitik Koruyucular
1. Koksidiostatlar
a. Yem katkı maddeleri içinde en pahalı kategoriyi oluştururlar.
b. Tek amaçla –koksidiyozisi önlemek için kulanılırlar.
c. Ionoforlar en fazla kullanılır
Monensin (Coban) [100-120 ppm].
Salinomycin (Bio-Cox) [45-65 ppm].
Narasin (Monteban) [60-80 ppm].
Maduramycin (Cygro) [5-6 ppm].
d. Diğer koksidiyostatlar:
Nicarbazin (Nicarb) [100-200 ppm].
Halofuginone (Stenerol) [3 ppm].
Amprolium (Amprol) [80-125 ppm].
Sulfadimethoxine (Albon) [125 ppm].
Sulfaquinoxaline suya karıştırılarak hayvanlara verilir.
e. Koksidiostatlar civciv ve broiler diyetlerine katılır, piliç, palaz ve damızlık
yemlerinden hayvanlarda bağışıklık oluşturularak kaldırılır.
f. Koksidiyostatlar yemlere, koksidiyal ilaç bağışıklığının oluşmaması
için rotasyonla katılır.
g. Gelecekte kontrol aşılama proğramlarıyla sağlanabilecektir.
2. Tenya, kurt vb. ile mücadele genellikle içme sularına katılan ilaçlar
vasıtasıyla yapılır. Ancak Hygromycin B (Hygromix) broiler damızlık
yemlerine katılır.
3. Hayvan yemlerine katılacak ilaç ve antibiyotiklerin ancak ve yalnız bu amaçla
üretilmesi, kullanımının yetkili kurullarca tavsiye eilmiş olması
gereklidir.
N. Antioksidant’lar
1. Antioxidantlar yemden ziyade
yem maddelerine katılır.
2. Et ve balık unları, yağ içeriği fazla olan fıstık küspesi vb yem
maddelerin e antioksidantlar katılır.
3. Yaygın olarak kullanılan antioksidantlar:
a. Ethoxyquin (Santoquin)
b. BHT (butylated hydroxy toluene)
c. BHA (butylated hydroxy anisole)
d. Vitamin E (alpha-tocopherol)
O. Pigmentasyon ajanları
1. Tek amaç, deri ve yumurta
sarısına renk kazandırmaktır.
2. Çoğu pigmentler mısır, yonca gibi yem maddelerinden karşılanır.
3. İki çeşit pigment bileşimi vardır:
a. Xanthrophyl’ler sarı renk verir
b. Carotenoid’ler portakal rengi veya kırmızı renk verir, daha etkilidir.
4. En değerli pigment maddesi Orta Amerika’da yetişen Marigold yaprakları
olmasına karşın, ülkemizde yetişen kırmızı biber de etkin bir pigment
maddesidir.
5. Pigment maddelerinin kullanımı, üretim yoğunluğuna göre ayarlanır.
P. Lezzetlendiriciler.
Halihazırda özellikle lezzet
artırması için kullanılan bir katkı maddesi bulunmamakla birlikte ileride
kullanımı gündeme gelecektir.
R. Broiler diyetlerindeki mikro
besin maddeleri
1. Amino Asitler
a. Sindirilebilir methionine
b. Methionine hydroksi analog (MHA)
c. Sıvı methionine
d. Lysine hydrochloride
2. Büyüme artırıcılar, antibiyotikler; Bacitracin, Virginiamycin,
Bambermycins, Arsenicals
3. Vitamin/İz Mineral Premiksleri
4. Koksidiostatlar
5. Küf önleyiciler Mold Inhibitors
S. Broiler Yemleme Programları
1. Öğün yemlemesi
a. Öğün yemlemesi yemden yararlanma oranını artırmaktadır.
b. Broilerler 2-3 haftaya kadar tam yemlenirler.
c. Daha sonra her 24 saat, 6-8 öğüne bölünerek yem verilir.
d. Her yemleme peryodunun son 1-2 saatinde hiç yem verilmez.
e. Yemden yararlanmadaki artış;
-- Yem zayiatının azalmasına,
-- Besin maddelerinin sindirimi için yeterli zaman kalmasına,
-- kanatlıların yemlikte kalan bütün yemleri silip süpürmesine bağlıdır.
f. Çok sıcak günlerde hayvanlara gün ortasında yem verilmez.
g. Öğün yemlemesi kesime 2-4 gün kala uygulanmaz.
2. Tam gün yemleme
a. Avantajları:
-- Öğün yemlemesine oranla canlı ağırlık artışı daha fazla olur.
-- Kesim ağırlığına daha kısa sürede ulaşılır.
-- Yemleme sistemine ekstra proğram eklemek gerekmez.
b. Tam yemleme, kesim öncesi yem kısıtlaması sorununu ortadan kaldırır.
|